Sık Sorulan Sorular

Beslenme ile ilgili temel bilgiler.


Tamamlayıcı beslenmede sık yapılan hatalar.

•Yanlış:
Farklı tatlara alışmaları için, altıncı aydan önce ek besin vermek
•Doğru:
Anne sütünün tadı… annenin yediklerine göre değişir. Çeşitli beslenen annenin bebeği de çeşitli tatları önceden öğrenir

İştahsız çocuk yoktur, iştahsız hale gelmiş çocuk vardır.

Yemek, insanın en temel ve doğal gereksinimi olup iç güdüseldir. Yeme davranışı en çok duygusal ve bilişsel gelişim ile ilişkilidir. Yaşamın ilk altı ayı bağlanma dönemidir ve bebek emmeye odaklıdır. Giderek hareketi artar, 6-8 ayda besinlere ulaşmayı ve yakalamayı başarır. Çocuğun kendi kendini beslemesi mümkün olan en erken zamanda dest…eklenmelidir, sekiz-12. aylarda araştırıcılığı artan ve bir damak tadı oluşan bebek kendi kendini besleyebilir. Dokuz aylık bir bebek “parmak besinleri” adı verilen kendi parmakları ile tutup ağzına götürebileceği haşlanmış sebze parçaları, köfte, makarna, börek, et parçaları gibi besinleri yemeleri konusunda cesaretlendirilmeli ve desteklenmelidir.

Bu dönemde araştırıcı ve meraklı olması nedeniyle besinlerle oyun oynayıp onları avuçlayıp sonra yerlere atmayı da çok severler. Bu davranış ise anneler tarafından zor kabul edilir ve kirlilik olarak adlandırılır. Aslında çocuğun gelişimi için son derece gerekli olan bu davranışın desteklenmesi gereklidir. Yaşamın birinci yılından başlayarak bebeklerde iştahta seçicilik de başlar. Bazı besinleri şiddetle severken bazılarından ise nefret ederler. Mümkün olduğunca bu seçimlere saygı gösterilmelidir.

Genellikle ilk defa teklif edildiğinde reddedilen bir besin birkaç gün ya da hafta sonra yeniden denendiğinde kabul edilebilir hale gelecektir. Öte yandan süt ya da tahıl grubu besinler çocuk tarafından ısrarla reddediliyorsa besin alerjisi mutlaka düşünülmelidir.

Eğer alerji saptanmadı ama çocuk almak istemiyorsa temel besin öğesinin farklı formları çocuğa teklif edilmelidir. Örn; peynir sevmeyen bir çocuk yoğurt, ayran sevebilir

Yaşamın ikinci yılına girildiğinde büyüme hızındaki yavaşlamaya paralel olarak bebeğin besin alımına isteği de azalır. Bu yaş çocukları asidir ve bunun sonucunda da yeme reddi, seçicilik vb yeme sorunlarının gelmesi çok doğaldır. Bu sorunlar ortaya çıktıktan sonra baş etmek zordur bu nedenle mümkünse önlemek en iyi yaklaşımdır. Bunun için de çocuğunun yeme ve yedir…me işine son derece odaklı olan ailelerin yaşamın ikinci yılında onları nelerin beklediği konusunda önceden uyarılmaları son derece önemlidir. Bu dönemde çocuğun besin alımına isteksizliğinin belki de geçici olacağı onu zorlamanın yarar sağlamayacağı aksine çocuğun asi ruhu nedeniyle daha tepkisel davranarak geçici sürecin daha ağır ve ileri yeme sorunlarına gidebileceği konusunda aile bilgilendirilmelidir.

Beslenme zorlukları genellikle çocuğu zorlayıcı bir aile davranışını getirir. Eğer çocuk da bu ısrara kulak asmazsa hem aile hem de çocuk için anksiyete kaçınılmaz sondur. Çocuğun negatif davranışı öğün zamanlarının stres dolu olmasına neden olur. Bu sürece girildiğinde artık aile ve çocuk arası ilişkinin yeniden düzenlenmesi gereklidir. Yeme davranışını olumsuz etkileyebilecek diğer noktalar ise yemek sofrasında çok fazla karıştırıcı uyaran olması, yemeğin süresinin hem çocuk hem aile için yeterli olmaması, aile üyelerinden birinin yemek seçmesi, yemeğin tadı ve sunumunun yeterince iyi olmaması da olabilir. Yemek masası mutlu, tüm aile bireylerinin ilgisini çekecek karşılıklı konuşmaların olduğu sosyal bir ortam olmalıdır. Çocuğun oturduğu sandalye rahat ve masaya yeterince ulaşabileceği kadar yüksek olmalıdır.

Çocuğun yeme isteği ortalama öğün zamanlarından daha seyrek ise çocuğun iştahına da saygı gösterilmelidir. Daha fazla yemesi konusunda çocuk ikna edilmeye çalışılmamalıdır

İkinci yaşın sonunda bebekler kendi kendilerini besleme konusunda büyük ölçüde beceri kazanmış olurlar. Çocuğun öğünleri ailenin öğünlerinden farklı olmamalı, çocuğa özel diğer aile bireylerinden ayrı yemek şeçenekleri sunulmamalıdır. Çocuklara yaşamın ikinci yılı boyunca ve sonrasında ana öğün aralarında süt, meyve suyu, kraker gibi atıştırmalıklar da verilebilir. Fakat bu atıştırmalıkların miktarı asıl öğünü yeterli almasına engel olacak miktarlarda olmamalıdır ve besleyici özellikte olmalıdır. Özellikle 4 yaşa kadar aspirasyon riski yüksek olduğundan aileler kolay aspire edilebilen besinler ve yemek sırasında çocuğun yalnız bırakılmaması gerekir.

Çocuğun günlük menüsünün her besin grubundan birini içerecek ve çocuğun günlük makro ve mikro besi öğelerini yeterince karşılayacak şekilde ailenin kendi yemeklerinden oluşturulmasına çalışılmalıdır. Çocuğun beslenme öyküsü alınırken ise birkaç günü içerecek şekilde bir beslenme günlüğü ile değerlendirilmesi en güvenilir sonucu verecektir. Daha büyük çocuklara ise sağlıklı beslenme ve sağlıklı besinler konusunda çocuğa bilgi verilmesi onların da kendi sağlıklarını korumak için sorumluluk almasını sağlayabilir.


Hiçbir çocuk aç kalmayı istemez.

HİÇBİR ÇOCUK AÇ KALMAYI İSTEMEZ. YALNIZCA ANNENİN BESLENMEYE OLAN HASSASİYETİNİ FARKEDEN ÇOCUKLAR BU KONUDA DAHA İNATÇI VE REDDEDİCİ OLABİLİRLER. YEMEK KONUSUNDA NE KADAR İLGİSİZ VE RAHAT OLURSANIZ ÇOCUĞUNUZ O KADAR İSTEKLİ YEMEK YİYECEKTİR. YEMEK ZAMANLARININ KEYFİNİ ÇIKARIN.

*Ek besinlere başladıktan bir süre sonra püre işleminden vazgeçin, yemeklerin yutabileceği oranda pütürlü olmasına dikka…t edin.
*Çocuğunuzu iyi tanıyın. Hangi aralıklarla ve ne kadar yemek istediğini belirleyin. Acıkmadan kesinlikle yemek vermeyin. Çocuğun yemeği görmesine ya da hareketlerle belirtmesine izin verin.
*7-8 aylıktan itibaren eline yiyebileceği meyve ve bisküvileri verin.
*Siz yemek yerken çocuğunuzu da yanınızda bulundurun.
*Evde mutlaka bir yemek düzeni oluşturun. Tek tek yemek yiyen insanlar çocuk için iyi bir örnek değildir.
*1 yaşından sonra sofrada birlikte oturun ve masa oyunları ya da öykü kitapları ile yemek yedirin.
*Ara öğünlerde çocuğun görebileceği yerlere yemesi gereken yiyecekleri koyun. Zorlamayın.
*Çocuklar kendileri yemek yemeği çok severler, kirlenme düşüncesi olmadan eline plastik kaşık verin.
2-2,5 yaşında çocuğunuz eğer yemekleri reddediyorsa aralarda süt, bisküvi gibi yiyecekleri kesin, yalnızca yemek zamanında yemeğini yedirin.
*3 yaşında artık çocuğunuz sizin yediğiniz her yemeği yiyebilir. Sofrada sorun çıkarıyorsa ara öğünlerde yediklerini kısın ve gerekirse yemek sonralarında ödül olarak verin.
*Başlangıçta çocuğunuzun damak zevkine göre pişirmeye ve kendisinin tabağına yemek koymasına izin vermeye dikkat edin.
*Yemekleri oyun haline getirmeniz, yemeklerden tabakta resim oluşturmanız yemeği zevkli hale getirecek ayrıntılardır.
*Yemek seçiyorsa yedirmek istediğiniz sebze ya da yiyeceği farklı sunum şekilleri ile hazırlayın.
*Kalabalık ortamda çocukların yemekten daha zevk aldıkları bilinir. yemek zamanlarını bazen arkadaşlarıyla geçirmesine izin verin.

 

1 Yaşında sonra beslenme becerileri.

1 YAŞ: Yardım alarak bardağını kullanır. Kaşığı tutar ama dökmeden ağzına götüremez. Elleriyle yer, etrafı batırır. Mama sandalyesine gereksinim vardır. Beslenebilmesi için ona zaman tanımanız önemlidir.

1,5 YAŞ: Yardımsız bardağı kullanır, kaşığı güvenle tutar. Etrafı batırır. Mama sandalyesine gereksinim vardır. Yemekleri birlikte yemeniz önemlidir.

2 YAŞ:… Besini iyi çiğner, kaşığı iyi kullanır. Pipet ile içebilir. Daha düzenlidir. Mama sandalyesine gereksinimi vardır.

3 YAŞ: Yumuşak besinleri bıçakla keser. Parmak, kaşık, çatal, bardak kullanır. Yardımla kendini besler, genel olarak düzenlidir. Masada otursa da inmek koşmak ister. Belirgin yemek tercihleri 2-3 yaşından sonra başlar.

Beslenmede 3N 1N kuralı

YEMEKLERİN
Ne zaman olacağını
Nerede yeneceğini
Ne yeneceğini EBEVEYN
Ne kadar yiyeceğini ÇOCUK karar verir.